6 Şubat 2023…Bu tarih artık bir takvim yaprağı değil, bu ülkenin vicdanına kazınmış bir yaradır. Saat 04.17’de sadece binalar yıkılmadı.Güven duygusu çöktü, ihmaller açığa çıktı, yıllardır halının altına süpürülen gerçekler..
6 Şubat 2023…
Bu tarih artık bir takvim yaprağı değil, bu ülkenin vicdanına kazınmış bir yaradır.
Saat 04.17’de sadece binalar yıkılmadı.
Güven duygusu çöktü, ihmaller açığa çıktı, yıllardır halının altına süpürülen gerçekler gün yüzüne çıktı.
Ve en acısı: Binlerce insan, bir gecede hayattan koptu.
Deprem 145 saniye sürdü deniyor.
Ama bana sorarsanız, hâlâ bitmedi.
Hatay’da bitmedi, Kahramanmaraş’ta bitmedi, Adıyaman’da bitmedi.
Çünkü enkaz altından yükselen “Sesimi duyan var mı?” çığlığı, zaman aşımına uğramaz.
Biz bu ülkede acıya alışmayı, hatta acıyı unutmayı çok çabuk öğreniyoruz.
Üç yıl geçti.
Peki ne kaldı geriye?
Bazı fotoğraflar…
Bazı yıldönümü paylaşımları…
Bir de içimizi rahatsız eden o soru:
Gerçekten ders aldık mı?
Deprem kader olabilir.
Ama çürük bina kader değildir.
Denetlenmeyen inşaat kader değildir.
Görmezden gelinen raporlar, kesilen kolonlar, “Bir şey olmaz” anlayışı kader değildir.
Burada konuşmamız gereken şey deprem değil, ihmal zinciridir.
Bugün hayat devam ediyor.
Etmeli de.
Ama hafızasız bir devam, yeni felaketlerin davetiyesidir.
Eğlenirken, kutlarken, yeni binalar dikerken; toprağın altındaki sessizliği unutmamak zorundayız.
6 Şubat bize şunu öğretti:
Bu ülkede doğa değil, ihmaller öldürüyor.
Ve unutmak, yeni ölümlerin en büyük ortağıdır.
Bu yüzden 6 Şubat’ı anmak yetmez.
Hatırlamak yetmez.
Hesap sormadan, yüzleşmeden, sorumluluk almadan hiçbir anma gerçek değildir.
6 Şubat bir anı değil,
bir uyarıdır.
Ve biz o uyarıyı hâlâ tam olarak dinlemiş sayılmayız.
— Cemal Gökçöl
Karabük Ovacık Haber imtiyaz sahibi
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.